Türkiye’de en çok tercih edilen yatırım araçlarından biri hâlâ arsadır; çünkü doğru zamanda doğru bölgede alınan bir arsa, yıllar içinde ciddi oranda değer kazanabilir. Ancak “her arsa kazandırır” düşüncesi, ne yazık ki gerçeği yansıtmaz. Başarılı bir arsa yatırımı için duygularla değil, somut verilerle hareket etmek gerekir.
Öncelikle yatırım hedefinizi netleştirerek başlamalısınız: Kısa vadede al-sat yapmayı mı, yoksa uzun vadede bekleyip değer artışıyla mı kazanç sağlamayı planlıyorsunuz? İleride üzerine ev yapmak, ticari bir yapı kurmak ya da sadece birikiminizi güvenceye almak gibi farklı hedefler, seçeceğiniz arsanın konumunu ve niteliğini değiştirecektir.
Bölgedeki imar planları, ulaşım projeleri, nüfus hareketleri ve yeni yatırımlar, arsanın gelecekteki değerini belirleyen en önemli faktörlerdir. Gelişme aksları üzerinde, ana yollara ve toplu taşımaya yakın, altyapısı tamamlanmış bölgelerdeki arsalar genellikle daha hızlı prim yapar. Buna karşılık, tarla vasfındaki ve altyapısı zayıf bölgelerde uzun vadeli bir bekleme sürecine hazırlıklı olmak gerekir. Tapu ve kadastro kayıtlarının uyumu, parselin fiili sınırları, hisseli olup olmadığı, zemin etüdü ve olası doğal riskler de mutlaka incelenmelidir.
Arsa yatırımını planlarken, risk dağılımı ve çıkış stratejisi belirlemek de en az arsanın kendisi kadar önemlidir. Tüm birikiminizi tek bir parselde değerlendirmek yerine, bütçenize uygun şekilde farklı bölgeler veya metrekarelerde paylaştırmak riskleri azaltır. Yatırım sürecinde ne kadar süre bekleyebileceğinizi, hangi koşullarda satışı düşüneceğinizi baştan belirlemek, duygusal kararlar yerine planlı adımlar atmanızı sağlar. Vergi yükümlülükleri, tapu harçları ve ileride doğabilecek miras paylaşımı gibi konular hakkında da önceden bilgi sahibi olmak faydalıdır. Karaağaç Türk Emlak olarak, arsa yatırımınızı hem bugünün bütçesine hem de yarının hedeflerine uygun şekilde kurgulamanız için yanınızda oluyor; doğru zamanı, doğru yeri ve doğru stratejiyi birlikte belirliyoruz.
Tartışmaya Katıl